• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/pages/%C3%87anakkale-Ge%C3%A7ilmezwwwcanakkalewebtr/268239523221323
  • https://twitter.com/canakkalewebtr
Çomü Kampus Fm

Hava Durumu
Anlık
Yarın
10° 6°
Aile Hekimini Bul

Ayvacık

Ayvacık, sırtını Antik dönemlerin efsaneleriyle beslenen İda Dağı'na (Kazdağı) dayayan;  yüzünü birçok efsanenin doğuşuna kaynaklık eden Ege Denizi'ne çeviren yeşilin ve mavinin en güzel tonlarının yaşandığı bir kavşaktır. Babakale’den başlayıp Küçükkuyu’ya kadar olan 78 km’lik sahil şeridi Ayvacık ilçesine bağlıdır.Ege Denizi ilçenin güney ve batı yönünü çevreler. Çanakkale’ye 73 km uzaklıkta bulunan Ayvacık Çataltaş tepesinin eteğinde yer alır.

Tarihi:

1330-1335 tarihleri arasında 15-20 haneli Kızılcatuğlu adlı küçük bir köy olduğu bilinen bu şirin ilçemizin kesin olarak hangi tarihte kurulduğu bilinmemektedir. Ayvacık ilçesi merkez yerleşiminin tarihi, Malazgirt savaşından sonra Anadolu'ya yerleştirilen Türk boylarına dayanmaktadır. Bölgede kurulu bazı köy isimleri yerleşen boylar hakkında bir takım ipuçları vermektedir. Ayvacık en son 1923-1926 yılları arasında Yunanistan’la yapılan mübadele sonucunda, Yunanistan’da yaşayan Türkler yerleştirilmiştir. Göçmenler daha çok Midilli ve Girit adalarından gelmişlerdir.1876'da ilçe olan Ayvacık, 1926'da Ezine'ye bağlanmış, 1928'de Milli Mücadele'ye katkılarından dolayı, tekrar müstakil ilçe haline getirilmiştir.

Coğrafi Konumu:

Marmara bölgesinde yer alan ilçe, Çanakkale iline bağlı bir yerleşim birimidir. Ayvacık, Çanakkale'nin güneybatısı ve Anadolu'nun en batısında olup, Pırnar Dağı eteğinde yer alır. Ayvacık'ın kuzeyinde Çanakkale ilçelerinden Ezine ve Bayramiç, doğusunda ise ile sınırım belirleyen Mıhlı Çayı ile Balıkesir ilçesi Edremit bulunur, ilçenin Güney ve Batı yönünü ise Ege Denizi çevreler.

Nüfus:

2007 genel nüfus sayımına göre, merkez ilçe nüfusu 7600 dür.

Ulaşım Alternatifleri:

İstanbul’dan gelenler , Çanakkale’ye ulaştıktan sonra Ezine istikametine doğru devam edip Ayvacık’a ulaşabilirler. İzmir’den gelecekler için ise en ideal yol  Ayvalık, Edremit, Altınoluk,  Küçükkuyu, düzergahını takip etmektir.Otobüs ile gelmek için yapacağınız tek şey, bulunduğunuz ilden Ayvacık ‘a giden otobüs işletmelerine ulaşmak olucaktır.

Çanakkale Şehir Merkezine Uzaklık:

Ayvacık, Çanakkale çıkışından yaklaşık 65 km uzaklıkta bulunmaktadır .

 

 

Gezilecek Yerler:

ASSOS:  Assos, günümüzdeki yerleşim yeri Behramkale Köyü ile içiçe, Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinde, M.Ö. yedinci yüzyıldan bu yana, kesintisiz olarak yaklaşık iki bin yedi yüz yıldır yaşamını sürdürmeye çalışmaktadır. Bölgede bulunan çoksayıda antik yerleşme merkezinin en önemlilerinden birisidir. Assos, ünlü filozof Aristo'nun burada evlenmesine neden olacak güzellikte saklı bir cennettir.

KAZDAĞLARI: Doğal güzellikleri, tarihi değeri, manzara seyri, fauna ve flora zenginliği ve bol su kaynakları ile Ege Bölgesi’nin yeryüzü cennetlerinden biri. Kazdağı Milli Parkı; Çanakkale’ye 123 km., Balıkesir’e 92 km. uzaklıkta.

ALTINOLUK: İsmini çevresindeki Şahinderesi Kanyonu ile altın sarısı renkteki zeytinyağından alan Altınoluk, eski bir Rum köyü. Hem deniz hem de dağ turizminin bir arada bulunduğu bölge, bol oksijenli temiz havası -dünyada oksijen oranının en yüksek olduğu ikinci bölge- ve zeytinyağı ile ünlü. Altınoluk, solunum problemi yaşayanların da akın ettiği bir tatil beldesi.

ŞAHİNDERESİ KANYONU: Altınoluk’u oksijen çadırına dönüştüren faktörlerin başında Şahinderesi Kanyonu geliyor. Bölgenin hava değişimini sağlayan kanyon, dağdan çektiği çam kokulu havayı ovaya dağıtırken, denizden aldığı iyot kokulu havayı da dağa yolluyor ve böylelikle bir çeşit baca görevi görüyor.

APOLLO SMINTHEUS TAPINAĞI:  Apollo Smintheus Tapınağı, eski adıyla Külahlı olarak bilinen Gülpınar Beldesi'nin kuzey-batısıyla, kuzey doğusu arasında kalan vadinin başlangıç eteklerinde Bahçeler-içi olarak adlandırılan mevkide yer alır.

ATHENA TAPINAĞI: Akropolis'in 289 m. yüksekliğindeki derin mavi sulara bakan zirvesinde Fortress tanrıçası Athena için yapılmış olan bir tapınak bulunmaktadır (M.S.530) .Bu tapınak 30-31 m. ve 14.03 m.'lik bir alanı kaplamaktadır. Tapınak, doğuya dönük, önünde sütunlu bir giriş kapısı bulunan, dikey olarak uzanan "megaran" tipi evlere benzer bir yapıdır. Tapınağın etrafını çevreleyen bir sıra sütun (6x13) bize tapınağın tipik bir Periptenos çizgisi taşıdığını anlatır.

BABAKALE: Adını, sahip olduğu kaleden alan Asya'nın ucundaki fener Babakale; her geçen gün artan turist sayısına rağmen, ruha dinginlik veren doğası ve tarihi zenginlikleriyle,turistik bölge olarak lâyık olduğu yeri henüz alamamıştır. Dünya'da yiyebileceğiniz en güzel balığı yer ve içkinizi yudumlarken seyredeceğiniz güneşin batışı ile ortaya çıkan muhteşem manzara, sizi alacak ve hayal gücünüzün genişliği ölçüsünde kim bilir hangi zaman ve diyara götürecektir.

CENEVİZ KÖPRÜSÜ: Cenevizliler tarafından yapıldığı sanılan köprü, yüzyıllar boyunca insanlığa hizmet vermiş ve "Yağcı Yolu" olarak adlandırılan tarihi yolun en önemli geçidi olmuştur. Mıhlı Vadisi'ndeki bu köprü Ege Denizi ile Kaz Dağları'nı ve insanları yıllarca birbirine kavuştur-muştu. Mıhlı Çayı, vadideki yolculuğunu sürdürürken köprü de, görevini tamamlamış olmanın huzuru içinde dimdik ayakta durmakta ve yazın gelecek turistleri heyecanla beklemektedir.

KÜÇÜK ÇETMİ KÖYÜ: Köyün bulunduğu yer, tam bir doğa harikasıdır. Temiz havası,zeytin ve çam ağaçları, taş evleri ve tarihi camii, köyde tatlı bir ahenk sağlamaktadır.

AFRODİT KAPLICASI:  Adını, mitolojideki güzellik tanrıçası Afrodit'ten alan;insanların, şifalı sularında derman aramaya geldikleri kaplıcanın ne zaman yapıldığı bilinmemektedir.Ancak; Cenevizliler tarafından onarıldığı sanılmaktadır.

İlyada Destanı'na göre Zeus, hastalanan güzellik tanrıçası Afrodit'i yanından uzaklaştırır. Afrodit İda Dağı'nda bir mağaraya konulur. Bu mağarada, 42 derece sıcaklıktaki suda yıkanan Afrodit, eski güzelliğine kavuşur. Ancak Zeus'un yanına bir daha dönmez. O gün bu gündür Afrodit kaplıcası, güzelleşmek isteyenlere güzellik, iyileşmek isteyenlere iyilik dağıtmaya devam etmektedir.

HÜDAVENDİGAR CAMİİ: 14. yüzyılın sonlarına doğru inşa edildiği sanılmakta olup 238 m. yükseklikteki tepenin üzerinde tüm ihtişamıyla ayakta durmaktadır. Camiin dikkat çeken özelliklerinden birisi de dört yöndeki köşelerinin üst noktalarının pahlanması yani taş kenarlarının eğik kesilmiş olması ve pahlanan kısımların şekline uygun olarak üçgen şeklinde kapatılmasıdır.

HÜDAVENDİGAR KÖPRÜSÜ: Ayvacık' tan Behramkale'ye giden yol üzerinde , Tuzla Çayı üzerine 14. yüzyılda inşa edilmiştir.

NUSRATLI: Ayvacık yöresinden Yavuz'un Mısır seferine katılan ve ganimetlerle geri dönen dört Yörük delikanlısının kurduğu söylenilen bir köydür. Yaklaşık 400 yıllık geçmişi olduğu tahmin edilen eski cami ve çeşme Nusratlı'nın tarihî yapısını yansıtır. Ayrıca, yine aynı yıllarda yapıldığı sanılan köy çamaşırlığı, görülmeye değerdir

SİVRİCE-SOKAKAĞZI: Ayvacık İlçesi' nde karada rastlanan doğal ve tarihi zenginlikler; denizlerinde de fazlasıyla mevcuttur.Bunun farkına varan dalgıç kulüpleri, kursiyerlerini özellikle Sivrice'ye sualtı güzellikleriyle tanıştırmak üzere getirmektedirler.

TUZLA KÖYÜ: Tuzla , tarihi eserlerinin yanı sıra dünyanın en önemli jeotermal kaynaklarına da sahip bulunmaktadır. Maden Tetkik Arama 'nın bölgede açmış olduğu üç adet jeotermal sondaj kuyusu, sahip olduğu kaynağın değerlendirileceği günü sabırsızlıkla beklemektedir.

MURAT HÜDAVENDİGAR CAMİİ VE KÜLLİYESİ: Hüdavendigâr Külliyesi, Tuzla Köyü'ndedir. Cami, medrese ve hamamdan meydana gelmiştir. Cami, 1366 yılında Murat HÜDAVENDİGAR tarafından yaptırılmıştır. Medrese, camiin batısındadır. Dershane ve on odadan meydana gelmiştir. Zamanımıza sadece bir odası ulaşabilmiştir. Ancak, cami şu an faaliyettedir. Hüdavendigar'ın Kızılca Tuzla Camii, eski Tuzla-i Behramiye Sancağı'na giden yolun sağında , şimdiki Tuzla Köyü'nün ise güney kıyısındaki yamacın düzlüğüne inşa edilmiştir.

YEŞİLYURT: Sadece bu bölgede çıkarılan Nusratlı taşı ile yapılmış taş konak ve evlerin  çok ve en güzel örneklerinin mevcut olduğu köylerimizdendir. Köy halkının ortak kararı sonucunda köyde betonarme yapı yapılmamakta , böylece doğal taş doku korunmaktadır.

ZEUS ALTARI (SUNAK) Gargara (Küçükkuyu): Sırtını, denizden aniden yükselen, zeytin ağaçlarıyla süslenmiş Gargaran tepesine dayar. Gargaran tepesi de, eski Yunan kültürüne göre tanrılarına kurbanlar sunmak üzere yapılmış bulunan Zeus Altarı'na (Sunak) ev sahipliği yapar.

ADATEPE: Edremit Körfezi ve Küçükkuyu'ya hakim Adatepe,  Zeus Altarı'nın gölgesinde kurulan,  işgal yıllarında çok sayıda Rum ailenin de  gelip yerleşmesiyle Rum ve Türk kültürünün beraber yaşadığı ve kaynaştığı en eski köyümüzdür.

TAŞ MEKTEP:  Cumhuriyet'in ilk yıllarında yapılan okul binası göç sebebiyle boşalmış, ancak günümüzde Türkiye'nin en önemli aydınlarının gelip dersler verdiği eğitim-kültür yuvası haline gelmiştir.

HACI MEHMET AĞA KONAĞI:  Yapılışı, cami ile aynı döneme rastlayan, onarımı aslına uygun olarak yapılan eski bir Türk konağıdır. Duvarlarındaki alçı üzerine kök boyalarla yapılan süslemeler görülmeye değerdir.

Konaklama alternatifleri:

Şehir merkezinde sayısı çok olmamakla birlikte küçük şehir otelleri bulmanız mümkündür.

Yeme - İçme yerleri:

Genellikle küçük esnaf lokantası tarzında olan lokantalar size ekonomik ve lezzetli tatlar sunabilir.



Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam16
Toplam Ziyaret285712
Takvim
Son Dakika Haberler...

Gazete Manşetleri
Site Haritası
Saat ve Takvim