www.canakkaleyurtlari.gen.tr | 02.10.2011 | |
www.canakkale.web.tr twitter.com'da
Çanakkale Manşet Haberleri...
Çanakkale'nin Genel Tarihçesi
Antik çağda, bugunkü Çanakkale
Boğazı’nın ve bölgesinin, mitolojideki bir rivayete göre bağlı olarak
Hellespontos adıyla anıldığı bilinmektedir. Bu mitosa göre, Kral
Athamos’un kızı Helle Kafkasya’ya gitmek için boğazdan geçerken denize
düşerek boğulmuştur. Hellespontos adının, bu adla anmış ve Doğu Roma
İmparatorluğunun sonuna değin bu ad kullanılmıştır.
Çanakkale Boğazı, Antik Çağ’ın bir kenti olan Abydos’tan kaynaklanan Avido yada Aveo adıyla da anılmıştır.
Ortaçağ İtalyan haritalarında Romania Boğazı adına
rastlanır.Avrupalılarca boğaza verilen Dardanellos adının kaynağı ise
Dardanlar’ın atası olan Dardanos’a dayanmaktadır.
Boğazın en dar yerine Fatih Sultan Mehmet döneminde Rumeli yakasında
Sestos dolaylarında Kilitbahir, Anadolu yakasında Abydos dolaylarında
Sultaniye ( Kale-i Sultaniye ) ya da Çanak Kalesi adıyla anılan sağlam
kaleler yapılmıştır. Bugünkü Çanakkale İli’nin adı Anadolu yakasındaki
Çanak Kalesi’nden gelmektedir
Çanakkale ‘nin adı Piri Reis XVII. Yüzyılın ikinci yarısında yazdığı
“Seyahatname” de Kale-i Sultaniye diye geçmektedir. Bu nedenle Çanakkale
adının seramik yapımının daha ünlendiği XVIII.yüzyıl sonlarına doğru
kullandığı anlaşılmaktadır.
Yörenin en eski Beşiktepe ve Kumtepe yerleşmelerinden bilinen Kalkolitik
Dönem yerli halkıdır. Bunları M.Ö. 3500′lerden 1200′lere kadar herhangi
bir dış etki altında kalmadan yaşamlarını sürdüren Troia halkı izler.
Bundan sonra buraya sırasıyla Troia Savaşları ile Akarlar, Ege
göçleriyle de başka halklar gelmiştir.
Çanakkale İli, yazılı tarih öncesi dönemler bakımından zengin bir
yöredir. XVIII. Yüzyıldan beri beri çeşitli gezginliklerin ve arkeoloji
meraklıların uğrak yeri olmuştur. Bunlar Homeros’un İlyada adlı
destanından edindikleri bilgilerle İlion’u bulmak için gezi,çeşitli
araştırma , sondaj ve kazılar yapmışlardır. 1071′den sonra büyük bir
hızla Anadolu’yu fethe girişen Türkler, Bizansla ilişkilerini daha çok
kara yoluyla sürdürmüşler, bir deniz gücüne ve Çanakkale Boğazı’nın
egemenliğine pek gereksinme duymamışlardır.
Çanakkale Kenti, Marmara’yı Ege Denizine bağlayan boğazın en dar yerinde
ve doğu kıyısında yer almaktadır. Bölgenin Osmanlılıların eline
geçmesinden sonra Fatih Sultan Mehmed’in, Kocaçay’ın (Sarıçay) ağzındaki
düzlükle yaptırdığı “Çimenlik Kalesi”kentin çekirdeğini oluşturmuştur.
Çanakkale stratejik konumu nedeniyle her dönemde önem taşınmasına
karşın, XX. Yüzyıl başlarına dek iki-üç bin nüfuslu bir kasaba
görünümünü sürdürmüştür.XVIII. ve XIX.yüzyıllarda kent donanmalar için
bir ikmal limanı ve ipek, yelken bezi, çanak-çömlek üretilen bir merkez
olarak tanınmıştır. 
BİR YOLCUYA

NECMETTİN HALİL ONAN
|